SANAL ALEM DE. SAV...

kasabamız, sosyal, kültür ve siyaset


helal gıda 5 5 2

    helal gıda

    Paylaş

    dalboyunoğlu

    Mesaj Sayısı: 5
    Yaş: 42
    Nerden: sav
    Kayıt tarihi: 01/03/09

    default helal gıda

    Mesaj tarafından dalboyunoğlu Bir C.tesi Eyl. 04, 2010 11:16 am

    Gazlı İçeceklere Karıştırılan Alkol Onları Haram Hale Getirir.

    - “Fetva vermekte en cür’etli olanınız, ateşe düşmekte en cür’etli olanınızdır.” - Darimi

    Öteden beri alkolsüz olarak bildiğimiz gazozlar hakkında Tüketiciler Birliği’nin TÜBİTAK’a yaptırdığı analizde, tüm gazozlarda binde üzerinden farklı oranlarda alkol çıktı. Bu konuda tartışmalar başladı, en önemlisi gazoz satışlarında azalmalar oldu. Sayın prof Hayrettin Karaman’ın Yeni Şafakta yazdığı makaleleri bu gazozlarda alkol olsa bile içilmelerinde hiçbir mahzur olmadığını onaylar mahiyette idi. Kanaatimizce sayın Karaman’ın vermiş olduğu fetva araştırılmadan acele verilmiş bir fetva niteliğindedir. Burada bu fetvanın niçin araştırılmadan ve acele verilmiş olduğuna dair bazı düşünceleri ele alacağız.

    - Alkolun necisliği: Bilindiği gibi içki (alkol) tedrici olarak kaldırılmış, nihai olarak Maide suresinin şu ayetiyle yasaklanmıştır “Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları, ancak şeytan işi birer pisliktir; ondan kaçının ki felaha eresiniz.” Maide: 90

    Bu ayette dikkat edilirse içki (rics) pislik olarak nitelendirilmiştir. İslam alimleri bu ayetten yola çıkarak içkinin “sidik ve kan gibi necaseti galiza” olduğuna hükmetmişlerdir. Azı da çoğu da haram kılınmıştır. Şarabın haramlığını inkar eden kafir olur. (Fetavayı Hindiye, c.12.s.279)

    - Suya Karıştırılan Alkol:

    Sayın Hayrettin Karaman 20 Ekim 2006 Cuma tarihli yazısında şöyle diyordu: 15 Eylül'deki yazımda, fıkhın muteber kaynaklarından şu bilgileri nakletmiştim: Necis olan veya yenmesi, içilmesi haram kılınan bir nesnenin azı da, çoğu da yenmez ve içilmez, ama bu nesne, temiz olan bir başka nesneye karışır, karıştırılırsa, keza yanma vb. şeklinde değişime uğrarsa hüküm değişir; yani o nesne haram ve necis (dince pis) olmaktan çıkar.

    - Gerçi sayın Karaman bu yazının devamında suları “az su” ve “çok su” olarak iki kısma ayırmıştır, fakat yüzeysel bir bakış açısıyla bakıldığında “pis olan alkol, temiz su ile karıştırılırsa haram olmaktan çıkar” tarzında da anlaşılabilecek niteliktedir. (Bilhassa “Bir sıvının içine alkol karışınca hemen "bu sıvı haramdır" denemez” cümlesi böyle bir intibaı verecek cinstendir.) Bu yüzden bu konuya açıklık getirilmesi gerekiyor.

    - Pis olan alkol temiz su ile karıştığında haram olmaktan çıkmaz. Bu hususta Sayın Karaman’ın kaynak olarak gösterdiği İbn Abidin’in “Şürb Haddi” bölümünde şöyle deniliyor: “Eğer (şarap) suyla karıştırılır ve şarap çok olursa (onu içene) had tatbik edilir. Eğer su çoksa had tatbik edilmez ancak sarhoş olursa başka. (ولو خلط بالماء فإن كان مغلوبا حد وإن كان الماء غالبا لا يحد إلا إذا سكر). İbn Abidin c.4.s.38.

    - Burada “su çok olursa had tatbik edilmez” ifadesi “o helaldir” manasına da gelmiyor. Haram olmaya yine haramdır. Vehbe Zuhayli “İslam Fıkhı Ansiklopedisi” adıyla tercüme edilmiş kitabında şöyle diyor:

    - Şarap ile karıştırılmış suyun içilmesi ittifakla haramdır. Çünkü o suyun arasında şarap zerrecikleri vardır. Böyle içki içen kişi tazir edilir. Eğer şarap sudan daha fazla ise had vacip olur. Çünkü bu durumda şarabın ismi de manası da değişmeksizin kalmaktadır. (İslam Fıkhı Ansiklopedisi. Vehbe Zuhayli. c.4.s.345. Muğnil Muhtac ve Muğniden naklen)

    - Bir kimse su ile karışık şarap içse bakılır; eğer çoğu şarap ise had vurulur. Çoğu şarabın tat ve kokusu gidecek şekilde sudan ibaretse had uygulanmaz. Ancak şarap ile karışık suyu içmek içinde gerçek olarak şarap parçaları bulunduğundan haramdır. (İslam Fıkhı Ansiklopedisi. c.7.s.442)

    - Ömer Nasuhi Bilmen’de “Hukuku İslamiye Kamusu”nda aynı şeyleri zikreder. Şunları da ekler: “bu mesele eimmei hanefiye göredir. Sair müctehidlere göre ise [içkiyle karışık fakat suyun daha çok olduğu karışım içilirse] bu halde had lazım gelir. (c.3.s.252.) (Fetavayı hindiyede de mevzu aynıdır. bkz.c.4.s.55. Bu mevzuda içki haddiyle ilgili bütün fıkıh kitaplarına müracaat edilebilir.)

    - Sayın Karaman’ın Verdiği Fetvaya Gelince:

    Prof. Hayrettin Karaman şöyle diyor: Dince pis olan nesne az suya veya az sıvı maddeye karıştığı zaman su ve sıvı pis olur; içilmez ve onunla dînî temizlik yapılmaz. Çok suya pislik karıştığı zaman ise suyun rengi, tadı ve kokusundan biri, katışan pislik belli olacak şekilde değişmedikçe su pis olmaz. Çok su Hanefîlere göre yeri köşeli ise yüzeyi 10x10 arşın, yuvarlak ise 36 arşın, derinliği ise bir karışa yakın yerdeki sudur. Arşın yaklaşık iki karıştır. Şâfiîlere göre iki kulledir (büyücek küp), İmam Malik'e göre ise az su, içine düşen pisliğin rengi, tadı veya kokusu belli olan sudur, belli olmayan su ise çok sudur. Buradaki ölçülere göre çok sayılan suya mesela sidik veya şarap karışsa o su pis olmaz, onunla abdest alınır ve o su içilir (İbn Âbidîn, 1984 Kahraman Yayınları, C.I, s. 185,188).

    - Dinde hüküm yukarıda yazıldığı gibidir. Bir sıvının içine alkol karışınca hemen "bu sıvı haramdır" denemez, haram olmasına hükmetmek için yukarıda açıklanan şartların gerçekleşmesi gerekir. Yeni Şafak. 20 Ekim 2006. Cuma

    - Evvela çok suya necasetin karışması gayrı ihtiyari, kasıt olmaksızın karışan necasetle ilgilidir. İnsanların içtiği çok ve temiz suya para kazanmak için “kasten necaset katmak caizdir” diye dinde bir hüküm ve cevaz mevcut değildir. “...Mevzubahis olan gazoz meselesinde necaset olan içki kasten katılmaktadır ve bunda zarurette yoktur…’’

    - Saniyen gazoza katılan alkol, doğrudan suya karıştırılmıyor. Çünkü gazozda kullanılan alkol aslında esansın suda çözülmesi için katalizör olarak kullanılmaktadır. (Zaten bunu sayın Karaman’da söylüyor.) Alkol önce esansa karıştırılmakta bu yüzden esans necis olmaktadır. Ortalama 1,6 litre alkol, onun üçte bir oranında esansla karıştırılmakta, daha sonra bu karışım bir ton suya aktarılmaktadır. Esans kendisinden üç misli fazla alkolle birleşip necis olmakta ve dolayısıyla (Karaman’ın çok su diye tarif ettiği) suyun renk, tat ve kokusunu değiştirmektedir. Dolayısıyla sayın hocamızın (Çok suya pislik karıştığı zaman suyun rengi, tadı ve kokusundan biri, katışan pislik belli olacak şekilde değişmedikçe su pis olmaz) dediği durumun tam tersine, suyun renk, tat ve kokusu değiştiği için su bütünüyle necis duruma gelmektedir.

    - Salisen şarap/değil ÜZÜM sirkeye dönüştüğünde caiz olur. Çünkü istihale neticesinde onun aynı değişmiş ve temiz olmuştur. (انقلاب العين فإن كان في الخمر فلا خلاف في الطهارة Bahrı Raik. C.1.s.239. Darül marife. Beyrut). Halbuki gazozlara katılan alkol katalizör olarak kullanılmakta ve bir tepkimeye girmemektedir. Yani aynı değişmeyip olduğu gibi kalıyor. Sayın Karaman’ın (Karışma, yanma, pişme, kaynama vb. sebebiyle değişikliğe uğrayan pis nesne temiz olur, kullanılır, yenir ve içilir) sözü bu mevzuya uymuyor.

    - Hülasa; gazozların esansına katılan alkol esansı necis hale getirdiğinden, esansta suyun renk, tat ve kokusunu değiştirdiğinden ve su içindeki alkol tepkimeye girerek değişmediğinden bu günkü gazozlara cevaz verilemez. Ona “haram değildir” demek yanlıştır. Tam tersine “haramdır” demek doğrudur.

    - Gazoz üretenler –bilhassa Müslüman geçinenler- niçin mamullerinde alkol olmadığını söylüyorlar da, arkasından alkolü karıştırıyorlar? Bunun arkasında maddi menfaatten başka bir şey yok. Tüketiciler Birliğinin açıklaması şöyle: “Etil alkol, gazlı içecek üretiminde maliyeti düşük olması nedeniyle kullanılmaktadır. Etil alkol yerine aynı işlevi görmek üzere, örneğin propylen glycol maddesi kullanılması mümkündür. Ancak etil alkol yerine kullanılacak “ara çözücü” hangisi olursa olsun, üretim maliyeti artacaktır.”

    - Yani üreticiler helal bir madde kullanarak, bize şaibesiz gazoz içirebilecekken, çok para kazanmak için bize alkollü gazoz içiriyorlar. Hâlbuki helal madde kullandıkları zaman iflas edecek değiller. Belki biraz karları düşecek o kadar. Fakat çok paraya tama ederek bütün Müslümanları günaha sokmak her halde hakları değil. Bilhassa Müslüman görünerek bu işi yapanların biraz yüzleri kızarmalı ve bundan vazgeçmeleri gerekmez mi? Yoksa Müslüman görünmeleri yalnızca para kazanmaya mı endeksli?

    - Garip olan Sayın Karaman’ın ihtiyaten de olsa gazoz üretiminde alkolden vazgeçip helal bir maddeyi kullanmalarını tavsiye etmesi gerekirken, tam aksi bir fetvayı vermesi. Bir internet sitesinde “Ülkerin imdadına Karaman hocanın fetvası yetişti” deniliyor. Acaba bu fetva karşılıklı görüşmeler sonucunda mı ortaya çıktı? Diye insanın aklına geliyor.

    TÜKETİCİLER RAPORU

    - Gazlı içecekler ile ilgili yapılan analiz sonuçlarını değerlendiren Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Av. M. Bülent Deniz; “Tüketicinin temel hakkı olan “bilgilenme hakkı” açık şekilde ihlâl edilmekte ve tüketiciler yanıltılmaktadır” dedi. Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Av. M. Bülent Deniz konu ile ilgili yaptığı basın toplantısında şu görüşlere yer verdi:

    - “Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği ile ilgili olarak çıkarılan ve 30.10.1998 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 98/24 no’lu Alkolsüz İçecekler Tebliği’nin 5/k maddesinde; “Alkolsüz içeceklerde etil alkol miktarının en çok 5.0 g/l olabileceği” belirtilmektedir.

    - Alkolsüz içeceklere ilişkin bir hukuki metinde, içecek içeriğinde alkol bulunmasına cevaz veren bu düzenleme dikkatimizi çekmiş ve konu ile ilgili olarak Tüketiciler Birliği tarafından bir çalışma başlatılmıştır.

    - Çalışma kapsamında: Piyasada satılan gazoz ürünlerinin etiketleri üzerinde yapılan incelemelerde, içeriğinde alkol bulunduğuna ilişkin bir bilginin olmadığı, hatta bir üründe de, içerikte alkol ve çözeltisinin kullanılmadığına ilişkin bir bilginin olduğu tespit edilmiştir.

    Bunun üzerine çeşitli marketlerden satış fişi karşılığında on ayrı gazoz markasına ait birer şişe gazoz satın alınmıştır. Marka seçiminde pazarda yaygın olarak satılan markalar tercih edilmiştir. Satın alınan gazozların içeriğinde alkol olup olmadığının tespiti için Gebze’de bulunan TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’ne başvurulmuştur. Orijinal ambalajı içinde teslim edilen on adet gazoz şişesinde bulunan sıvı için “IFFJ modifiye rebelin metodu,1983” yöntemiyle etil alkol analizi yaptırılmış ve şu sonuçlara ulaşılmıştır:

    Marka Alkol Oranı

    1. Uludağ ........ 1.56 g/l

    2. Akmina........ 1.28 g/l

    3. Tansaş........ 1.16 g/l

    4. Çamlıca....... 0.84 g/l

    5. Fruko.......... 0.76 g/l

    6. Sensun........ 0.60 g/l

    7. Sprite.......... 0.56 g/l

    8. Adese......... 0.48 g/l

    9. Seven Up..... 0.44 g/l

    Kipa............ 0.20 g/l

    Yapılan araştırmalar ve gıda mühendisliği, kimya mühendisliği ve tıp alanında uzmanlarla yapılan görüşmeler ile gazlı içecek olan gazozlarda, etil alkolün kullanım nedenleri ile ilgili olarak şu sonuçlara ulaşılmıştır: Bütün gazozlarda tat ve koku verici esanslar kullanılmaktadır. Bu esanslar yağ cinsinden maddeler olup suda çözünmezler. Bu esansların suda çözünmeleri için hem su, hem de yağlarla tam karışabilen, çözünebilen “ara çözücü”lere ihtiyaç bulunmaktadır. Etil alkol gazlı içecek üretiminde bu işlevi yerine getirmek üzere kullanılan bir “ara çözücü”dür.

    Gazlı içecek üretiminde tat ve koku verici maddeleri suda çözünür hale getirmek üzere kullanılan etil alkol üretim sürecinde kimyevî bir değişime uğramamakta ve aslî unsuru olan “alkol” olma özelliğini yitirmemektedir.

    Etil alkol, gazlı içecek üretiminde maliyeti düşük olması nedeniyle kullanılmaktadır. Etil alkol yerine aynı işlevi görmek üzere, örneğin propylen glycol maddesi kullanılması mümkündür. Ancak etil alkol yerine kullanılacak “ara çözücü” hangisi olursa olsun, üretim maliyeti artacaktır.

    - Buna göre analiz ettirdiğimiz on adet şişede yer alan gazoz sıvılarının tamamında, değişen oranlarda etil alkol bulunmuştur. Analiz ettirilen şişelerin üzerinde yer alan etiketlerin tamamında, içeriğinde etil alkol bulunduğuna ilişkin bir uyarı bulunmamaktadır.

    - Elde edilen sonuçlar, Alkolsüz İçecekler Tebliği’nde belirtilen sınırın altında bulunmakla birlikte içeriğe ilişkin tüm bilgilerin eksiksiz olarak tüketiciye sunulması, tüketicinin temel ve evrensel haklarından biri olan bilgilenme hakkı gereğidir. Bu durumda içeriğe ilişkin yanıltıcı veya eksik bilgi verilmekle tüketicinin en temel hakkı ihlâl edilmektedir.

    - Bu nedenle konu ile ilgili yetkili Tarım Bakanlığı ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından öncelikle Türk Standartları Enstitüsü’nün gazozlarla ile ilgili 4080 nolu standardı ve Alkolsüz İçecekler Tebliği’nde yer alan ve gazlı içeceklerde alkol kullanılmasına olanak tanıyan 5/k maddesi kaldırılarak, gazlı içeceklerde alkol kullanılmasını yasaklayan düzenleme getirilmeli, bu maddenin kaldırılmaması halinde tebliğin ismi değiştirilerek, isimde yer alan “alkolsüz içecekler” ibaresi kaldırılmalı ve gerekli denetimler en katı şekilde uygulanarak, tüketicinin bilgilenme hakkının ihlâlinin önüne geçilmelidir.

    - Öte yandan tüm gazlı içecek üreticisi firmalarını içeriğe ilişkin doğru ve eksiksiz bilgilerin etikette yer alması için gerekli düzenlemeleri en kısa sürede yapmaya çağırıyor ve alkolsüz içecekler konusunda Tüketiciler Birliği olarak gazlı içecekler konusunda tüketiciyi uyarıyoruz: “İçtiğiniz gazozda alkol var!” dedi İDRİS FERİD

    excelsa

    Erkek Mesaj Sayısı: 45
    Yaş: 28
    Nerden: sav
    İş/Hobiler: öğretmen
    Lakap: ----
    Kayıt tarihi: 05/08/10

    default Geri: helal gıda

    Mesaj tarafından excelsa Bir C.tesi Eyl. 04, 2010 5:27 pm

    Burda konu aslında çok çeşitli.
    -hangi alkoller haram?
    -Kur'an da haramdan kasıt, şarhoş eden maddeler mi yoksa sırf alkolmü?
    -Fetvaların verildiği dönemlerde organik kimya ne durumdaydı?
    -fetvaları veren islam alimleri hangi kültürler için fetva vermişti?

    *organik kimya görmüş biri olarak kısaca açıklık getirmek isterim;
    öncelikli olarak sarhoş eden alkol sadece etil alkoldür. metil, mentol, metanol gibi alkoloid çeşitleri sarhoşluk yapmaz.
    *Kur'an da içkinin haram kılınması o dönemde bolca içilen şarap olarak düşünülmüş teknoloji geliştikçe değişik içki türleri çıktıkça buna alkollerin tamamı denmiştir. Fakat günümüz teknolojisinde alkolsüz olduğu halde sarhoş eden insanın aklını götüren birçok madde vardır. (uyuşturucu yapılan yada yapılmayan bazı otlar, alkolsüz yada çok düşük miktarda alkol içeren biralar, sigaralar) yani haram olması için asıl kriter alkol değil sarhoşluk vermesi aklın gitmesidir.
    *organik kimyası günümüzde birçok maddenin içinde alkol ve alkoloidlerin bulunduğunu gösteriyor, bunların hükmü ne olacak peki? (Sirke, yoğurt, peynir, ekmek, meyve suları....)
    *dinimiz, peygamberimiz, kitabımız bir olmasına rağmen bir çok meshebin ortaya çıkış sebebi değişik kültürlerin de rahatça islamiyeti yaşayabilmesidir, mesela imamı şafi hazretleri arap yarım adasında yaşamış belki hayatında hiç yoğurt yememiş ayran içmemişdir. içerisinde çok az miktarda alkol olduğunu bilebilir miydi? bilseydi nasıl bir fetva verirdi? orta asyada ki türklerin içtiği kefir, kımız, boza gibi içecekler sarhoş etmesede çok az miktarda alkol içerir bunlar için nasıl bir fetvayı kim verebilir? ekmeğin mayalanması için kullanılan bira mayası fermantasyonlar sonucunda bir miktar etil alkol oluşturur, bu alkol pişince büyük oranda uçar fakat %100 uçtuğunu bilemeyiz ayrıca yukarıda verilen fetvalara göre necis olması için temas etmesi yetmiştir....


    *** yani işin özü bir takva meselesidir (''şüpheli haramları terketmedikçe, takva dairesine giremssiniz'' hadis.)bence bu haramdır deyip içmeyenlere,yemeyenlere kimse birşey diyemez, ama Kur'an daki kasıt sarhoş olmak, aklın gitmesi durumu diye düşünenlerede kimse cürüm işlemiş muamelesi yapamaz bence.

    avsarbeyi
    AKTİF ÜYELERİMİZDEN
    AKTİF ÜYELERİMİZDEN

    Erkek Mesaj Sayısı: 129
    Yaş: 43
    Nerden: ısparta sav kasabası
    İş/Hobiler: avşaroğlu taş fırın
    Lakap: avşarbeyi
    Kayıt tarihi: 14/02/09

    default Geri: helal gıda

    Mesaj tarafından avsarbeyi Bir Paz Eyl. 05, 2010 1:51 am

    yukarı da ki bilgiler tamam.konu az çok anlaşılabilir nitelikte.
    ben şunu merak ediyorum...sayın excelsa az çok kimya bilgilerinizden istifade etmek isteriz,zaman zaman bu bahsi geçen gıdalar arasın da bazı cemaatlara bağlı kardeşlerimizin bu gıdaları şüpheli olarak görmeleri.örneğin bisküvi,çikolata kola ve margarin vs gibi gıdaları tüketmiyorlar,tüketirler se bile cemaata yakın firmaların ürünlerini özellikle tercih etmeleri sanki bana maksatlıymış gibi geliyor.oysa şübheli gördükleri ürünler de başka bir islami cemaat tarafın dan şüphesiz tüketilmekte.hal böyle olunca insanın aklına ister istemez şu soru geliyor.acaba bazı islami cemaatlar, gıdaların dinimize uygunsuzluğunu istismar ederek kendi cemaatının ürünlerini mi pazarlamaya çalışıyor.gibi bir anlayış çıkıyor.siz de bir kimya bilgisine sahip olarak,yukarıda dalboyunoğlu kardeşimizin bahsetmiş olduğu içecekler haricin deki gıdalar da,dinimiz açısın dan tüketilebilirliği noktasın da, bilimsel olarak aydınlatabilirseniz seviniriz...

    excelsa

    Erkek Mesaj Sayısı: 45
    Yaş: 28
    Nerden: sav
    İş/Hobiler: öğretmen
    Lakap: ----
    Kayıt tarihi: 05/08/10

    default Geri: helal gıda

    Mesaj tarafından excelsa Bir Paz Eyl. 05, 2010 10:24 am

    sayın avşarbeyi, bende bu bahseddiğiniz guruplardan birindeyim ve aynen söylediğiniz gibi bazı ürünleri almıyor ve bazı gıda guruplarının ürünlerini almaya gayret ediyorum. diğer cemaatlerin sözcülüğünü edemem ama kendi gurubum açısından yine olayın 3 yönü var;
    -olayın bi takva boyutu var. şüpheli olan, içerisinde domuz yağı olduğu ihtimalinin olduğu ürünleri almamaya çalışan arkadaşlarımız var.
    -bizim mensubu olduğumuz guruba doğrudan ve dolaylı olarak hem maddi hem manevi destek olan bir guruba, vefa borcu niteliğinde yine ondan alışveriş yapan arkadaşlarımız var.
    -milliyetçi duygu ve düşünceyle, sahibinin yerli olduğundan emin olduğu gurubun ürünlerini alan arkadaşlarımız var.

    *olaya kimyasal olarak bakarsak hemen hemen formüller aynı, kullanılan maddeler aynı.zaten en önemli sıkıntı, kullanılan yağdan kaynaklanıyor.yerli ürünlerde sıkıntı olmadığı kannatindeyim, gidipte kasıtlı olarak Türkiye de domuz bulup, yağını çıkartıp ondan ürün yapma ihtimalleri çok düşük. yurt dışından gelen, yada yabancı menşeili ürünlerde ise bu ihtimal düşük olmasına rağmen var. bu ürünler şafiye göre helal hanefiye göre ise mekruh diye biliyorum. bu bence tamamiyle takva meselesi. çünkü ilmihale göre bir ürünün haram olması için ya üzerinde açıkça içinde alkol, domuzyağı, islami kurallara göre kesilmedi yazısının bulunması gerek ya kendi gözünle görmen gerek yada çok güvenilir birinin ben gördüm yenilmez demesi gerekiyor. haricinde rusyadan gelen nasıl kesildiği ve ne eti olmadığı belli olmayan et dahi yenebiliyor.şahsen ben yemem ama yiyenede karışmam.

    dalboyunoğlu

    Mesaj Sayısı: 5
    Yaş: 42
    Nerden: sav
    Kayıt tarihi: 01/03/09

    default Geri: helal gıda

    Mesaj tarafından dalboyunoğlu Bir Paz Eyl. 05, 2010 5:51 pm

    işi UZMANLARINDAN ÖĞRENMEK İÇİN BİRAZ ARAŞTIRMA YAPMAK İSTEDİM.hep birlikte okuyalım
    GIDA ÜRETİMİ BATI KAYNAKLI
    Bir şey yiyip içerken boğazınıza kaçırıp öksürmeye başlarsanız hemen "Helal, helal" sesleri arasında, sağdan soldan eller uzanıp sırtınıza vurur. Toplumumuzun ortak davranışlarından bir olan bu durum bilinçaltımızı yansıtır aslında. Biz "Helal olmayan lokmanın boğazımızda kalacağını" düşünürüz. Temelde düşüncemiz böyle ama günümüzde yediklerimizin helal olup olmadığı noktasında çok ince eleyip sık dokumuyoruz. Çünkü domuz eti yemeyip, alkol almadığımız sürece helal dairesi dışına çıkmadığımızı düşünüyoruz. Ancak GİMDES (Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği) Başkanı Hüseyin Kami Büyüközer olayın sandığımızdan farklı olduğunu söylüyor.
    "Helal" kelimesini bir Müslümanın doğumundan ölümüne kadar yaşam tarzının genel adı olarak tanımlayan Büyüközer, bunun en önemli dinamiğinin de helal lokma olduğunu ifade ediyor. Son 100 yıllık geçmişte Müslümanların yediği içtiği gıdaların kendi kontrolünden çıktığını anlatan Büyüközer, gıda üretiminde kullandığımız yöntem, makine ve hammaddenin Batı'dan gelmesi nedeniyle helal olmayan unsurların gıdalarımıza karışabileceğini söylüyor. Buradan hareketle dünyada Helal Sertifikası ihtiyacı doğmuş. Büyüközer'in kurduğu GİMDES ihracata yönelik Helal Sertifikası veriyor. Yani Malezya, Singapur gibi ithal ettiği ürünlerde helal şartı arayan Müslüman ülkelere yapılacak ihracatta kullanılmak üzere helal sertifikalandırılması yapılıyor. Ancak Büyüközer yaptıkları çalışmanın firmaların iç ticaret, dış ticaret ayırımı yapmadan bütün ürünleri için olduğunun altını çiziyor. Benzer bir sertifikalandırmayı ise Museviler Koşer Sertifikası ile yapıyor ve tüketecekleri ürünlerin bir din adamının kontrolünden geçmiş olmasını şart koşuyorlar.


    DETAYLI DENETİM YAPILIYOR

    GİMDES sertifika verirken öncelikle başvuran şirketten kağıt üzerinde istenebilecek tüm belgeleri istiyor. Eğer bu belgelerden şirketle sertifika çalışması yapılabileceği sonucuna ulaşılırsa, şirkete istenilen şartlar ulaştırılıyor ve eksiklerin tamamlanması isteniyor. Eksikler tamamlanınca, hammadde depolarından mamul madde depolarına, üretim bandından çalışma alanlarına tüm işletme, gıda mühendisleri, veterinerler, biyologlar, kimyacılar, genetikçiler ve din alimlerinden oluşan bir heyet tarafından inceleniyor. Aksaklık varsa kaydediliyor, uygunsa uygun olduğuna dair rapor veriliyor. İhtiyaç varsa laboratuar tahlilleri yapılıyor. Heyet raporları incelenip bir yıllık sertifika veriliyor.


    YOĞURT DİYE DOMUZ PROTEİNİ YEMEYELİM!

    Peki neler gıdalarımızdaki tehlikeler? Öncelikle gıda maddelerinin içinde domuz eti ve domuzdan elde edilen katkı maddeleri, alkol, kan ve kan ürünleri bulunmaması gerekiyor. Etlerin kesim biçimi de helal kapsamı içine giriyor. Ayrıca GDO'lu ürünlere de izin verilmiyor. Mesela jelatin pek çok ürün içinde kullanılıyor. Hem bitkisel hem de hayvansal kaynaklı olarak elde edilebilen bu katkı maddesinin hayvansal kaynaklı olanı yurt dışından temin ediliyor. Büyüközer, hayvansal kaynaklı jelatinin domuzdan elde edilmiş olma ihtimalinin yüksek olduğunu, kullanılan hayvan domuz olmasa bile bizim için leş hükmünde hayvanlar olacağını söylüyor. Bu nedenle sertifika verecekleri üründe jelatin kullanılacaksa bitkisel kaynaklı olmasını istiyorlar. Böylece aklımıza bile gelmeyecek bir üründe, mesela kıvam arttırıcı olarak kullanıldığı yoğurtla birlikte hayvansal kaynaklı bir protein almamış oluyoruz.


    DÜNYADAKİ SİSTEMLE ÇALIŞIYORLAR

    Şu an GİMDES'ten helal sertifikası almış 70'e yakın firma var. Hüseyin Kami Büyüközer, kuruluşlarının World Helal Consul üyesi olduğunu ve geçen yıl yaptıkları konferansta tek bir standartta buluşmayı hedeflediklerini söylüyor. Şu an tüm helal sertifikası veren kuruluşların tek bir standarda getirilmesi için çalışmalar yapılıyor. Büyüközer merdivenaltı sertifika kurumlarından da şikayetçi: "Almanya gibi bazı Avrupa ülkelerinde her köşe başında bir sertifika kuruluşu var. Kendine göre bir logo uydurmuş, şartlar koymuş, sertifika veriyorum diyor. Hem Avrupa'daki Müslümanlar tedirgin, hem gayrı Müslim üreticiler de müşteki bu konuda." diyor.


    Kesim ince iş

    Helal konusunda önemli nokta et ve tavuk kesimi ve işlenmesi. GİMDES sertifika verirken öncelikle tavuğun yediği yem kontrol ediliyor. Burada aranan şart tavuğun yüzde 50'den fazla necis gıdalarla beslenmemiş olması. Kesime giden tavukların bayıltılması için kullanılan voltajın Endonezya, Malezya ve Singapur'da da kullanılan değerlerde olması isteniyor. Tavuk, ölümüne sebep vermeyecek ve yere bıraktığınızda bir dakika içinde kendine gelecek şekilde elektrik şoku ile bayıltılıyor. Kesimin elle, Müslüman kasaplar tarafından yapılma şartı koşuluyor. Kasaplardan da her kestikleri tavuk için Besmele çekmeleri isteniyor. Kesimde kan akıtılıyor. Yolma hattında ise tavuğun içinden dışına, dışından da içine sızma olmayan 54 derecelik sıcaklıktaki sudan geçirilerek tüyleri yolunuyor. Büyüközer kitap ehli olanların da kestiklerinin yendiğini ifade ediyor.



    Köylünün tereyağını toplayıp yerine mankenlerle margarin sattılar


    Hüseyin Kami Büyüközer'in sağlıklı ve helal beslenmeye olan ilgisi küçük yaşlarda başlamış. 30 yıla yakın süre bu konuyla ilgilendiğini söyleyen Büyüközer, her Müslüman yediği içtiği gıda ile ilgilenmek zorunda olduğunu da ifade ediyor. 12 yaşında babasıyla yaşadıkları olay hafızasına kazınmış: "Antalyalıyım. Mutfağımız Akdeniz mutfağı, ana malzememiz tereyağı ve zeytinyağıdır. Babam yağımızı Antalya'daki pazar yerine gelen köylülerden alırdı. Bir süre sonra köylüler yağ getirmemeye başladı. Antalya'da tereyağı sıkıntısı oldu. Babam arabaya atlayıp köye gitti. Öğrendik ki köylülerin yağlarını birileri gelip evlerinden alıyor. 2 hafta sonra bütün duvarlara 5 kiloluk margarin afişleri asılmıştı. Köylü kılığına sokulmuş mankenler 'işte bizim yağımız bu' diyordu. Yani artık tereyağına ihtiyaç kalmadı. Anladık ki tereyağını toplayan bunlarmış. Babam 'bu sahte yağı bize yedirecekler' diye hayıflandı."

    suleyman
    HİPERAKTİF ÜYELERİMİZ DEN
    HİPERAKTİF ÜYELERİMİZ DEN

    Erkek Mesaj Sayısı: 622
    Yaş: 42
    Nerden: mersin
    Kayıt tarihi: 16/02/09

    default Geri: helal gıda

    Mesaj tarafından suleyman Bir Paz Eyl. 05, 2010 11:33 pm

    Açıkçası sayın excalsa(umarım doğru yazmışımdır)nın yazdıklarından(bilgilerinden)yararlandım.teşekkür ederim.dediklerine de aynen katılıyorum.sayın dalboyunoğlunun ne demek istediğini ise anlıyamadım.benim konu ile ilgili söyleyecek fazla bir düşüncem yok,zaten bilgim de yok ancak akepe gibi muhafazakar bir hükümetin yönettiği ülkemizde sakınılan türde gıdaların ülkemize girişine yada ülkemizde üretilmesine izin verilme ihtimali görmüyorum.bu konuda hassas olanlar gerek sağlık bakanlığı ve gerekse ticaret bakanlığına yazıp detaylı bilgi isteyebilirler.
    Bencede bu minvalde çıkan haber ve yazılar reklam kokuyor.reklamın malum iyiside olur kötüsü de.(olmaz deselerde)bu tür haberler maalesef kötü reklam sınıfına giriyor bence.neden?şundan:dini duygularımızı kullanıp çıkar elde etmeye çalışıyorlarda ondan.

    rafetsarı
    EN AKTİF ÜYELERİMİZDEN
    EN AKTİF ÜYELERİMİZDEN

    Erkek Mesaj Sayısı: 175
    Yaş: 42
    Nerden: SAV Kasabası ısparta
    Kayıt tarihi: 25/05/10

    default Geri: helal gıda

    Mesaj tarafından rafetsarı Bir C.tesi Eyl. 11, 2010 10:38 am

    yenilen içilen şeylere dikkat etmek elbette güzel. ama şu din istismarcılarını hala dize getiren olmadı.bana göre, bu tür çelişkiler malesef inanç zayıflığından meydana çıkmakta yani, fetfa verenler pazar derdinde.zayıf olunca kolay kanıyoruz.mantıklı olmak lazım kaldıki islam dini mantıklı olmayan şeylerle ters düşer dikkatli olmak lazım.benim cemaatim bunu söylüyor diye hop diye atlamamak lazım. ben bu tür şeyleri kendimce şöyle yorumluyorum. kendilerince sermayeyi kendi bildiklerinde toplamak istemekteler.buda ne kadar doğru olur tartışmak lazım.mademki helal ve haramlar insan sağlığınada etki ediyor şöyle düşünmemizde lazım. bazı şeyler öyle bir hal aldıki mesala tavuktan örnek verirsek kesiminden önce ilgilenilecek şey. neler yediği neyle beslendiği insan sağlığı açısından daha önemli hale geldi malesef. bu eskiden daha temizdi. bizi kandıran, sadece gıdalar değil görebildiğimiz,kullandığımız her eşyada sahtekarlıklar var. ve milletimizin parası alın teri sahtakarlar yüzünden dolaylı yönlerden çöpe atılmakta. buna hiç değinen cemaat çıkmadı nerde kaldı insanları düşünmek..... fetfalarla bazı şirketler inanılmaz ölçüde büyümekte.malesef buda tekelleşmeyi getiriyor. bana göre yanlış,bir an önce üretim kıriterlerini devletimiz belirlemeli...... İSTİSMARCILARA YOL VERİLMEMELİ...

    dalboyunoğlu

    Mesaj Sayısı: 5
    Yaş: 42
    Nerden: sav
    Kayıt tarihi: 01/03/09

    default Geri: helal gıda

    Mesaj tarafından dalboyunoğlu Bir Paz Eyl. 12, 2010 2:33 pm

    sayın süleyman bey
    ya ne kadar kolay bahane buldunuz tıpkı muhalefet partileri gibi akp varmış da bu tür gıdalar ülkeye giremez üretilmeye izin verilmezmiş.aynı mantıkla akp varken alkol üretilmemeli ,kumar oynanmamalı vs helal gıda işini bile siyasete döküyoruz ya ne diyeyim.
    önce bu ülke bildiğiniz gibi demokratık laik bir cumhurıyettır.hangi partı gelirse gelsin rejımın kurallarına uymak zorundadır.a partisi geldi diye sanki şeriat gelmiş havası uyandırmak çok cahılane bir davranış hele hele mürekkep yalamış eğitimci kişilerin bu hataya düşmesi bütünüyle yanlıştır.
    helal gıda konusu o kadar önemli bir konudur bir hadiste Peygamber Efendimiz "Haramdan sakının! Midesine haram lokma giren bir insanın duası kırk gün kabul olmaz." buyurmuştur.hal böyle olunca müslümanın imandan sonra en fazla dikkat edecegi konu helal lokma meselesidir.
    bence konuyu cemaat çerçevesinden çıkarıp umumi olarak ele alıp ona göre yorum yapmalı ve biraz olsun detaylıca araştırma yapmamız gerekır kanaatındeyım.not:yahudi milletinin bıle bu konuda ne kadar dikkatli ve titiz davrandıkları unutulmamalıdır. hükmü kalkmış bir din bile KOŞER sistemi ile kendi dinlerinde haram olan maddeleri belirleyip kesinlikle kullanmamaktadır.

    site yönetimi
    yönetim
    yönetim

    Erkek Mesaj Sayısı: 334
    Yaş: 43
    Nerden: ısparta
    İş/Hobiler: bilgisayar ve internet
    Kayıt tarihi: 14/02/09

    default Geri: helal gıda

    Mesaj tarafından site yönetimi Bir Paz Eyl. 12, 2010 4:39 pm

    sayın rafet sarı malum mesleğiniz gereği tavuk üretimi ve kesimleriyle ilgili ticaret yapıyorsunuz.şu tavuk tüğünün yolumu meselesi için kuru yolum yaş yolum filan diyorlar.yaş yolum olursa dini açıdan sakıncalı olduğu söyleniyor.konu hakkın da açıklama yapabilirseniz seviniriz..


    ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


    suleyman
    HİPERAKTİF ÜYELERİMİZ DEN
    HİPERAKTİF ÜYELERİMİZ DEN

    Erkek Mesaj Sayısı: 622
    Yaş: 42
    Nerden: mersin
    Kayıt tarihi: 16/02/09

    default Geri: helal gıda

    Mesaj tarafından suleyman Bir Ptsi Eyl. 13, 2010 11:04 am

    Sayın Dalboyunoğlu,Öncelikle foruma hoşgeldiniz.bu tür sanal ortamların sayısız kolaylık ve inanılmaz rahatlıkları olduğu kadar eksik yanları da var;onlardan biride duygu eksikliği.yazılarımda genelde akepeye muhalefet ettiğim gibi bir izlenim edinebilirsiniz,haklısınızda,ancak yukarıda, akepenin dinimizce haram olan bir gıdaya bilerek izin vermeyeceği konusundaki şahsi görüşümü yazdım.yani muhalefet etmedim akepeyi eleştirmedim.istersen bir daha oku.sanırım aceleyle ve önyargıyla öyle bir anlam çıkardın.dahası helal gıda ile ilgili düşüncelerinize ve hassasiyetinize katılmadığımıda nerden çıkardığınızı doğrusu anlamış değilim.helal ve temiz gıda tüketmek insanım diyen herkesin hakkıdır.erki elinde bulunduran güçlerinde bu konuda hem dini açıdan hemde temizlik ve sağlık açısından dikkatli olmaları elzemdir ve mecburidir.selamlar.

    rafetsarı
    EN AKTİF ÜYELERİMİZDEN
    EN AKTİF ÜYELERİMİZDEN

    Erkek Mesaj Sayısı: 175
    Yaş: 42
    Nerden: SAV Kasabası ısparta
    Kayıt tarihi: 25/05/10

    default Geri: helal gıda

    Mesaj tarafından rafetsarı Bir Ptsi Eyl. 13, 2010 12:18 pm

    tavuk hakkında şu aşamalara dikkat edilmesi bana göre çok önem arzetmekte gelişim, büyütme,kesim, yolum ve dinlendirmedir bunların her biri leziz bir tavuk eti için her bir aşaması çok önemlidir eğer eksik olursa leziz olmaz sadece tavuk eti olur.
    malesef avrupa birliği yasaları öyle bir hale getirdiki adeta insan sağlığını mahvettiler.bunu görebilmek basit bir şey değil.baktığımız zaman, ilk etapta temiz ve düzen görürüz ama diğer taraftan neleri kaybettiğimiz aşikardır.kanıtlı küçük bir örnek yumurta meselesi, yumurtanın jilatine sarılması sizce ne anlama gelir hiç düşündünüzmü.. yumurtanın doğallığı bozulduğu gibi, dayanma süresi yüzde 60 tan fazla azalmıştır.jıatin demek, yani naylon yumurtayı ısıtmakta ve doğal olarak çabuk bozulmakta.böyle bir yasa çıkıyorsa ben buna naylon pazarlama derim.çünkü büyük paralar kaldırıyorlar.
    tavuk kesimine gelince mantık olarak bakıldığı zaman çoğu açıdan eksik yanları hala çoktur.ben bunu kendimce öyle görüyorum. her aşaması insana yakışır tarafı olmalıdır,t kesim işi zaten doğallıktan kopuk yapılmaktadır.
    eski tarihlerde şöyle bir söylem çıkarıldı yani şu zamanlar tavuğun türkiyeye yeni girip çoğaldığı zamanlar. yolunmak için sıcak suya giriyorsa necis oluyormuş,bizde bunu ısparta müftülüğüne giderek öğrenmek istedik şöyle bir bilgi geldi.tavuk kesildikten sonra ve içi alındıktan sonra suya atınız dendi, buda bizim yaptığımızın tersiydi yani içi alınmadan suya atılıyordu, bizde kesimi iki çeşit yaparak yaklaşık yüzde on tanesini,ilk suda yani kirlenmemiş suda yaparak.ama sadece imkan dahilinde onların istediği gibi 5-10 tane yapabiliyorduk müftülüğün teklifi oldukça maliyetliydi.o kesimi isteyende çok azdı.ayrı bir yatırım yapmaya çok değmezdi.çünkü talep çok azdı. bugünler itabariyle gene çok az.yani o tarihte neyse yine oralarda sayılır. ama türkiye geneli cevaz verilerek 1-2 firmaya kalmış durumda eğer talep olsa zaten bütün firmalar nasıl isteniyorsa, tavuğu istendiği gibi yapabilir.ama cevaz verilen firmalarla verilmeyen firmaların arasında bana göre kesim şeklinde bir farklılık yok.eğer illa kuru kesim denilirse en temizi suya girmeden derisi alınarak bana göre en şüphesizidir.ve hiç bir şüphesi kalmaz.şu firma kuru kesim yapıyor denilerek ayrım yapılıyor.bu yanlış


    mademki suyla alakalı şüphe varsa çok kolay,yok suyun derecesi,yok tüyü çıkıyor çıkmıyor demeden tavuk kesilir derisi yüzülür,sadece maliyet biraz artar hiç bir şüphe kalmaz öyle değilmi.
    şimdide 3-4 yıldır 2 firmadan tavuk tüketiyorlar. oysa kesim makinaları ve düzeni bütün firmaların aynı, bu kesin.hollanda malı stork markadır bütün dünyanın en iyi markasıdır.
    caiz kesim şekli bayıltıcı kullanmadıktan sonra her birini besmeleyle elle kestikten sonra caiz olması lazım gibi bana göre. bence bu yeterlimidir bilmiyorum. hem sonra bütün firmalar bunu yapıyor zannediyorum.kesim halinde dikkat edilmesi gereken en çokta bu. hem sonra niye bayıltırlar hayret verici zorunlu olmadıkça hayvanı bayıltmak bana göre ters. çünkü baygın vücuttan kan akması zayıf olabilir...
    burdan seslenmiş olalım dünyadaki ve türkiyedeki tavuklar hububattan çok necis olan şeyleri daha çok yemeye başladı gibi geliyor bana, bunun gereğide önemli.

    mademki alışverişte islami düşünce var.benim tüketiciye tavsiyem eski doğal ortamda çalışabilen küçük çaplı kendini bilen, inandığı firmalardan tavuk almaya çalışsınlar hem daha doğal olmuş olur.
    mevzu, haram helal ise, esas mevzu bu olduğuna göre şu firma bu firma diye adres gösterilemez, şöyle yapmak haram böyle yapmak helal denir bir devlet politikası haline getirilebilir.esaslı kaidelere bağlanır bu kadar basit. ama malesef pazar kavgasıyla bu günlere gelindi hala milletin kafası karışık..


    şaibesiz tavuk isterseniz reklam yapmış olmayayım ama,elde kesilmiş, suya girmemiş derisi yüzülmüş bugünkü şartlardan üstün,tamamen elle işlenmiş leziz tavuklar temini edebiliriz.yalnız fiyatı kğ,da 3-4tl yüksek olur. SAHTEKARLIK OLMADIKÇA pahalı mal daima ucuzdur.....
    yasak ve haramların niçin var olduğu belliyken KABUL GÖRMÜŞ KAYNAKLARA DİKKAT EDELİM.YOKSA İŞİN İÇİNDEN ÇIKILMASI ZORLAŞIYOR.
    dünyadaki helal sertifakalarınında bazı yanlarında sanki rant var ama yinede bi elden geçmesi yinede güzel.
    kul Allahtan korkmayınca önüne geçilmesi zor başka yolu yok....

    excelsa

    Erkek Mesaj Sayısı: 45
    Yaş: 28
    Nerden: sav
    İş/Hobiler: öğretmen
    Lakap: ----
    Kayıt tarihi: 05/08/10

    default Geri: helal gıda

    Mesaj tarafından excelsa Bir Salı Kas. 09, 2010 8:21 pm

    Tam olarak haram-helal meselesi olmasa da paylaşmak istediğim bir mesele var. ben ve benim gibi düşünen pek çok arkadaş,Sırf sahibi müspet bir insan olduğu kanaatiyle mümkün mertebe ÜLKER markasını tercih ediyorduk.. fakat hafta sonu, ziyaretime gelen Gıda Mühendisi bi arkadaşım hiç farketmediğimiz bir sıkandaldan bahsetti. malesef çok güvendiğimiz Ülker markası ürünlerinin içerisindeki yağ kısmını yanlış yazıyor. Türkçe kısmında ''bitkisel yağ'' yazıyor, ingilizce kısmında ''hidrojenize bitkisel yağ yani margarin yağı'' yazıyor hatta bazı ürünlerin ingilizcesinde ''fat oli'' yani hayvansal yağ yazıyor. Güvenmediğim ve bugüne kadar neredeyse hiç almadığım ETİ de ise hem türkçesinde hem ingilizcesinde ''hidrojenize bitkisel yağ yani margarin yağı'' daha doğrusu labaratuar ortamında hidrojene doyurulmuş yağ yazıyor. en azından ETİ doğruyu yazıyor.


      Forum Saati Ptsi Mayıs 21, 2012 8:04 am