"Son şahitler" birer birer aramızdan ayrılıyorlar. Onlar üstad'a şahitti. Şahitliklerini bize de anlatırlardı. Bir nur talebesi nasıl şahit olmalıdır, şahit olduğu hakikatlara kimleri ortak etmelidir, bunları anlatırlardı. Bıkmadan usanmadan dinlerdik onları. Bilmem kaçıncı defa dinlerken ilk dinleyenlerin heyecanı ve merakı içinde kalplerimiz ürperirdi. Birer birer o terhis teskeresini alıp, yüzde 90 ahbabın bulunduğu tarafa giderken, bizleri tarifsiz bir hüzne bırakıyordunuz. Sizler görevlerinizi tamamlayıp bizlere bırakırken biz acaba üstesinden gelebilecekmiyiz? ,
Bugün Isparta- Sav kasabasında toprağa verilen "postacı" lardan HACI HASAN KURT amca aramızdan ayrıldı. Sıkıntılar çekti, terledi, koşturdu. Ama hep bu hizmetin yükselmesi için kapasitesi oranında bu davaya omuz vermeye çalıştı.
Ne kalabalıktı o ya Rabbi. “Allah için sevmek” diğer sevgilere hiç ama hiç benzemiyormuş. Bu hizmete girmeseydi savlı Hacı Hasan Kurt’u kim tanırdı? Ama işte gördük ki Türkiye’nin değişik yerlerinden binlerce adam vardı. Merkez camii doldu, sokaklar doldu, Sinan dede camii doldu,Taşlık camii doldu, Fatih camii doldu. Hepsi, hepsi Hasan amcaya “bu hizmette üzerine düşeni yaptığına” şahitlik etmek için gelmişlerdi. Kimler vardı ki? Bu kalabalıkta kimlerin bulunduğunu tam bilemiyoruz. Ama gelemeyenlere de vekalet etti bu topluluk.
Namazdan önce Emekli müftümüz Mustafa Soylu hocamız bir konuşma yaptı ki, Mustafa hocamdan da öyle bir konuşma hiç dinlememiştim. Hep sakin konuşurdu. Ama burada bir heyecanlı, duygulu, ağlayarak bir konuşma yaptı ki. Kayıt edemediğime üzüldüm. Hocamız Köyde Risale hizmetinin geçmişini özetledi.Ve son olarak bir duygusal hatıra ile bitirdi:
Üstad hazretleri son zamanlarında artık Sav ile vedalaşmak için Sav’a gelir. Sav’a yakın bir yerde (adını unuttum) araba bir çukura girer. Hasan amca hemen bir-iki kişi ile yardıma koşar. Arabayı kurtarırlar ama zaman da biraz geçmiştir. Üstad’ın zamanı ise çok kıymetlidir. Orada Hasan amcaya vekelet verir: “Bir daha görüşme imkanımız olmayabilir, Savlılar haklarını helal etsinler” der. Üstadı gönderdikten sonra Hasan amca en aşağıdaki evden başlayarak her eve üstadın selamını ve vedasını, helallık istediğini söyler.
İşte böyle nice hizmetleri vardır Hasan amcanın. (Eğer zamanım olursa başka vesilelerle bu hizmeti yazmaya çalışırım inşallah.)
Hasan amca "hizmetini tamamlayıp ücretini almaya giderken" biz bu yazıyı okuyanlar, şu ana kadar vefat eden tüm nur talebelerine ve tüm geçmişlerimize bir "fatiha" okurmuyuz?
Okuruz değilmi?
Bugün Isparta- Sav kasabasında toprağa verilen "postacı" lardan HACI HASAN KURT amca aramızdan ayrıldı. Sıkıntılar çekti, terledi, koşturdu. Ama hep bu hizmetin yükselmesi için kapasitesi oranında bu davaya omuz vermeye çalıştı.
Ne kalabalıktı o ya Rabbi. “Allah için sevmek” diğer sevgilere hiç ama hiç benzemiyormuş. Bu hizmete girmeseydi savlı Hacı Hasan Kurt’u kim tanırdı? Ama işte gördük ki Türkiye’nin değişik yerlerinden binlerce adam vardı. Merkez camii doldu, sokaklar doldu, Sinan dede camii doldu,Taşlık camii doldu, Fatih camii doldu. Hepsi, hepsi Hasan amcaya “bu hizmette üzerine düşeni yaptığına” şahitlik etmek için gelmişlerdi. Kimler vardı ki? Bu kalabalıkta kimlerin bulunduğunu tam bilemiyoruz. Ama gelemeyenlere de vekalet etti bu topluluk.
Namazdan önce Emekli müftümüz Mustafa Soylu hocamız bir konuşma yaptı ki, Mustafa hocamdan da öyle bir konuşma hiç dinlememiştim. Hep sakin konuşurdu. Ama burada bir heyecanlı, duygulu, ağlayarak bir konuşma yaptı ki. Kayıt edemediğime üzüldüm. Hocamız Köyde Risale hizmetinin geçmişini özetledi.Ve son olarak bir duygusal hatıra ile bitirdi:
Üstad hazretleri son zamanlarında artık Sav ile vedalaşmak için Sav’a gelir. Sav’a yakın bir yerde (adını unuttum) araba bir çukura girer. Hasan amca hemen bir-iki kişi ile yardıma koşar. Arabayı kurtarırlar ama zaman da biraz geçmiştir. Üstad’ın zamanı ise çok kıymetlidir. Orada Hasan amcaya vekelet verir: “Bir daha görüşme imkanımız olmayabilir, Savlılar haklarını helal etsinler” der. Üstadı gönderdikten sonra Hasan amca en aşağıdaki evden başlayarak her eve üstadın selamını ve vedasını, helallık istediğini söyler.
İşte böyle nice hizmetleri vardır Hasan amcanın. (Eğer zamanım olursa başka vesilelerle bu hizmeti yazmaya çalışırım inşallah.)
Hasan amca "hizmetini tamamlayıp ücretini almaya giderken" biz bu yazıyı okuyanlar, şu ana kadar vefat eden tüm nur talebelerine ve tüm geçmişlerimize bir "fatiha" okurmuyuz?
Okuruz değilmi?




















» Neler Oldu?
» Abdullah Soylu
» Dualarımı kbul edermisin ALLAH'IM
» Yanlış Hayatın Peşinde Koşmayacaksın!
» bayramınız kutlu olsun
» RAMAZAN DİNLETİLERİ...
» oruçsuz, fatih sokakların da dolaşmak.
» ramazan ayı 2011
» Ne demiş Ne demiş?