SANAL ALEM DE. SAV...

kasabamız, sosyal, kültür ve siyaset


kabamızda var acaba islam da varmı? 5 5 1

    kabamızda var acaba islam da varmı?

    Paylaş

    asena

    Kadın Mesaj Sayısı: 20
    Yaş: 26
    Nerden: istanbul
    Kayıt tarihi: 07/01/10

    default kabamızda var acaba islam da varmı?

    Mesaj tarafından asena Bir Paz Ocak 31, 2010 10:16 pm

    konu şu.. çarşaf mesalesi çok dikkatimi ve kafamı karıştırıyor.anlamak istdeğim bazı insanlar veya kasabamız daki bazı insanlar daha doğrusu kadınlar çarşaf giyiyorlar kim oldukları belli değil,çarşıda sokakta görüyorum şahsen ben kendim islamı yakından takip eden veya etmeye çalışan bir insan olarak rahatsız oluyorum.neden mi?acaba diyorum islam bunu bize emir ediyor da ben mi yapmıyorum diye huzursuz oluyorum.anlamak öğrenmek istiyorum.konu hakkında biraz araştırma yaptım.aşağıdaki çarşaf meselesi hakkında söylenen yazılan mısraları sizlerle paylaşmak istedim.konu hakkındaki fikir ve düşüncelerinizi bekliyorum..
    Kadınların kıyafet şekli


    Yalnız Kur’an diyen yalancılar, “Kadının kapanması gerekmez” diyor. “Kadına çarşaf farzdır” diyenler olduğu gibi, “Çarşaf Hıristiyan rahibe kıyafetidir, giyilmez. Nitekim Abdülhamid Han çarşafı yasaklamıştı” diyenler de vardır. Dinimizdeki hükme bakalım:
    Kadınların vücut hatlarının belli olmayacak herhangi bir elbise ile örtünmesi farzdır. İslam dini, kapanmayı emretmiş, ama belli bir örtü şekli bildirmemiştir. (Dürer-ül-mültekıte)

    Ahzab suresinde bildirilen cilbab, erkeğin de, kadının da giydiği bir elbise, bir gömlektir. Zevacir ve Berika’daki, (Haya cilbabını [örtüsünü] çıkaranın [aleyhinde] söz etmek gıybet olmaz.) [Beyheki] ve (Cilbabı [gömleği] haram olan erkeğin namazı kabul olmaz.) [Bezzar] mealindeki hadis-i şeriflerde cilbabın bir örtü olduğu açıkça görülmektedir. Cilbabın dış elbise olduğu tefsirlerde de yazılıdır:

    Cilbab, hımarın [tülbentin] üstüne örtülen ve göğse kadar inerek gömleğin ceybini [yakasını] boynu örten baş örtüsü. (Ebüssüud tefsiri)

    Cilbab, tek parça örtü. (Celaleyn)
    Cilbab, göğse kadar inen baş örtüsü. (Ruh-ul-beyan)
    Cilbab, milhafedir. (Beydavi)
    Cilbab, hımardan büyük örtü veya vücudunu örten dış elbise. (Kurtubi)
    Cilbab, bedeni baştan aşağı örten çarşaf, ferace, çar gibi dış giysi. (Elmalılı)
    Cilbab, dışa giyilen örtü. (Tibyan, A.Fikri Yavuz ve Hasan Basri Çantay’ın meali)
    Cilbab, milhafe, entari veya hımar. (El-Envar) [Milhafe = dış örtü ki buna ferace de denir.]
    Cilbab, feracedir. (Ö. Nasuhi Bilmen tefsiri)

    Nur suresinde, (Kadınlar, hımarlarını [başörtülerini] yakalarına örtsünler) buyuruluyor. Eğer cilbab çarşaf demek olsaydı, hımar denmezdi.

    Fıkıh kitapları cilbabın dış örtü olduğunu bildiriyor. Bir örnek: Hanıma verilmesi vacip olan nafaka, yemek, kisve ve meskendir. Kisve, hımar ve milhafedir. (Bahr-ür raık)

    Tefsir, hadis ve fıkıhta cilbab dış örtüdür. Çarşafa bid’at denmez; çünkü âdetteki değişiklik bid’at olmaz. Şalvar ve pantolon da böyledir.

    Çarşaf kelimesi, Farsça çader-şepten [gece örtüsü] bozularak Türkçe’ye girmiştir; tesettür için ev dışında giyilen üstlüktür. Tanzimatta hacca giden İranlılardan alınan çarşaf, önceleri bid’at sayılıp pek tutulmamışsa da, 1870’ten sonra yaygınlaştı. Daha sonra II. Abdülhamid Han, 4 Ramazan 1309 (2 Nisan 1892) tarihli bir emirle çarşafı yasakladı. (Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi)

    Yaşmak ile ferace giyilirken, 1872’de Subhi Paşanın Suriye valiliğinden dönüşünde ailesi Suriye’den getirdikleri çarşafla görününce, İstanbul’da çarşaf moda oldu. (Musahibzade Celal, Eski İstanbul Yaşayışı)

    1889’dan sonra açık feraceli iki paşa kızına birkaç külhanbeyi laf atıp feracelerini yırtınca, bu defa çarşafa rağbet arttı. Bid’at diyenler de giydi. (Sermed Muhtar Alus, Aylık Ansiklopedisi sayı 36)

    1913’te yüz binlerce Balkan muhacirleri İstanbul’a Ortodoks kadınlarının giydiği siyah çarşafı ile gelmişti. Zamanla bu da İstanbul’a yayıldı. Hükümetin zaten uğraşacak hâli yoktu, çarşafa mani olamadı. (M. Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimler sözlüğü)

    3 Ekim 1883’te Şeyh-ül-islamın teklifi ve padişahın emriyle ferace dışında bir şey giymek yasaklandı. Daha sonra çarşaf da giyildi. O zamanki çarşaflar farklı idi. (Vakit. 4.10.1883)

    Sual: (Çarşaf tam tesettürdür) diyorlar. Buna da delil olarak Âişe validemizin giyiminden dem vuruyorlar. Bence çarşaf İslam’ın evrenselliğine aykırı. Sizin bu konudaki fikriniz nedir?
    CEVAP
    Sence ile, Bence ile, Onca ile din olmaz. Kitaplar ne yazıyor bunu bilmek gerekir. Bizim veya sizin bu konudaki fikirlerimiz dinde hiç ölçü olur mu?
    Âişe validemiz bir defa çarşaf giymemiştir. Entari giydikleri, eteklik giydikleri hadis-i şeriflerle sabit. Giymiş olsa bile, bu bir âdettir. Peygamber efendimiz de entari giyerdi. Niye erkeklerimiz entari giymiyor? Peygamber efendimiz deveye binerdi, onlar niye Mercedese biniyorlar. Binmelerinde mahzur yoktur. Bunlar âdettir, giyim de bir âdettir. Dinimiz belli bir şekil bildirmemiştir.

    Arap ülkelerinde yaşayanların iklim şartlarına uygun olanı çarşaf olabilir. Fakat kalkıp da kutuplarda yaşayan müslümanlara çarşaf giyeceksin diyemeyiz. Bu iklime uygun olmaz çünkü. Dolayısıyla İslam’ın evrenselliği diye bir şey yoktur bunda.

    Sual: Bazıları, "Çarşaf hıristiyan rahibelerinden geldiği için giyilmesi caiz olmaz. Şalvar ve pantolon giymek de bid'attir" diyorlar. Bu hususta dinimizin hükmü nedir?
    CEVAP
    Kadınların vücut hatlarının [kaba avret yerlerinin şekli ve rengi] belli olmayacak herhangi bir elbise ile örtünmesi farzdır. İslam dini, kapanmayı emretmiş, ama belli bir örtü şekli bildirmemiştir. (Dürer-ül-mültekite)

    Peygamber efendimizin ve Eshab-ı kiramın mübarek hanımları, çarşafla örtünmemiştir. Hiçbir kitapta çarşaf giydikleri bildirilmiyor. Milhafe, ferace, fistan, entari giydikleri birçok kitapta bildiriliyor. İmam-ı Rabbani hazretleri de, böyle değişik elbise giydiklerini 313. mektubunda bildiriyor. Bu hususlar, Cami-ur-rumuz ve Hidaye kitabında da bildiriliyor.

    Kapanması gereken yerleri örtmek ve yukarıda bildirilen vücut hatlarını belli etmemek şartı ile kadınlar, bulunduğu şehrin âdetine uygun giyinir. Çünkü elbise gibi mubahlarda, şehrin âdetine uymamak tahrimen mekruhtur. Zaruret olmadıkça, haramlarda hiçbir yerin âdetine uyulmaz. (Hadika)

    Peygamber efendimiz, ayaklarına kadar uzun gömlek, yani entari giymiştir. Şalvar ve pantolon giymemiştir. Bunları giymek âdette bid'attir. Âdette bid'at olan şeyi yapmak günah değildir. Taksiye, uçağa binmek de âdette bid'attir. Bunları yapmak günah değil dinin emridir. Bunun için âdet olan yerlerde, kâfirlerden gelmiş olsa bile, kadınların çarşaf ve erkeklerin bol pantolon veya şalvar giymeleri caizdir, günah olmaz. Elbisenin şekli ibadet değil, âdettir. Çünkü Peygamber efendimiz, papaz ayakkabısı, Rum elbisesi giymiştir. (Redd-ül muhtar)

    Peygamber efendimizin böyle âdet olarak yaptığı şeylere Sünnet-i zevaid denir. Bunları terk etmek günah olmaz. (Hadika)

    (Bir kavme benzeyen onlardandır)
    hadis-i şerifi, ibadetlerde benzemenin tehlikesini bildirmektedir. Mesela papaz zünnarı ve haç takmak böyledir.

    Dikiş makinesi, daktilo, elbise gibi şeyler ise âdettir. Âdetlerde kâfirlere benzemek günah olmaz. Peygamber efendimiz, her zaman belli bir elbise giymezdi. Bazen Rum, bazen Arap elbisesi giyerdi. Kolları dar Rum cübbesi de giymiştir. (Tirmizi)

    Herkesin çarşaf giydiği bir yerde, birkaç kadının manto giymesi fitneye sebep olacağından uygun olmadığı gibi, manto giyilmesi âdet olan yerlerde de çarşaf giyilmesi uygun olmaz. Çünkü bir yerde âdet olan şeyler giyilmezse, gösteriş ve şöhret olur, fitneye sebep olur. Hadis-i şerifte (Fitneyi uyandırana lanet olsun) buyuruldu. (Hadika)

    Eşarbı manto içine koymak
    Sual:
    Bir âyette, (Başörtülerini yakalarına örtsünler) denildiğine göre, eşarbı mantonun içine koymanın, bu âyete aykırı olduğu söyleniyor. Başörtüsünün mutlaka göğsü ve omuzları kapatacak şekilde olması şart mı? Mantonun içine konsa mahzuru olur mu?
    CEVAP
    Şart olan saçları örtmektir. O âyet-i kerimenin meali şöyledir:
    ([Kadınlar, yabancı erkeklere bakmaktan] sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, [el, yüz gibi] görünen kısmı hariç, ziynetlerini [saç, kulak, boyun, gerdan gibi ziynet takılan yerlerini] göstermesinler, başörtülerini yakalarına kadar [saç, kulak ve gerdanlarını] örtsünler!) [Nur 31]

    Demek ki, başı örtmekten maksat, saçları, kulakları ve gerdanı örtmektir. Bu örtünmenin şekli değil, önemli olan örtülmüş olmasıdır. Örtü, dikkati çekecek renk ve şekillerden de, uzak olmalıdır.

    Çene altını kapatmak
    Sual:
    Kadınlar, namaz kılarken çene altlarını da kapatmaları gerekir mi?
    CEVAP
    Evet, gerekir.

    Çarşafın yasaklanması
    Sual: II. Abdülhamid han, kadınların çarşaf giymesini niçin yasaklamıştır?
    CEVAP
    Bu husustaki emrin özeti şöyledir:
    Büyük İslâm devletinin ayakta durması, kadın ve erkek bütün Müslümanların her türlü hal ve hareketlerinde dinin hükümlerine uymalarına bağlıdır. Aksi hal, Allah korusun, gerek fertler, gerek devlet için, maddî ve manevî sonsuz zararlara sebep olacağından, İslam kadınlarının Allah’ın emirlerinden olan örtünme usul ve kaidelerine, fevkalade dikkat ve itina etmeleri gerekir. Bu çarşaflar, İslam kadınlarınca örtünmeye asla münasip ve müsait olmadığı gibi, bazı münasebetsiz erkekler tarafından da, kötü maksatlarla giyilebilir. Dindarlık ve maslahat bakımından meydanda olan zararlarından ötürü, gereği uygun bir şekilde anlatılarak, kadınların çarşaf giymelerinin yasaklanması Padişah emri iktizasındandır. (Yıldız Saray-ı Hümâyûnu Başkitâbet Dairesi 5894; 2 Nisan 1892 Hükümdar Başkâtibi)


    suleyman
    HİPERAKTİF ÜYELERİMİZ DEN
    HİPERAKTİF ÜYELERİMİZ DEN

    Erkek Mesaj Sayısı: 622
    Yaş: 42
    Nerden: mersin
    Kayıt tarihi: 16/02/09

    default Geri: kabamızda var acaba islam da varmı?

    Mesaj tarafından suleyman Bir Ptsi Şub. 01, 2010 8:02 am

    Asena kardeş,bize hatırattığın bilgiler için öncelikle teşekkür ederim.çarşaf benim bildiğim öğrendiğim araştırdığım kadarıyla bir örftür,adettir.din gereği,emri değildir.birde siz başı açıkmısınız kapalımısınız sormak isterim zira;ilerde size bu minvalde sualler de sorulacaktır bilginiz olsun.gerçekte benim için açık yada kapalı olmanızın hiç bir önemi yoktur ancak ülkemizde genelde fikir,düşünce ve bilgiden çok şekilciliğe önem verilir.şimdilik bu kadar ilerde görüşler olursa bende düşüncelerimi belirtirim.teşekkürler.selamlar.

    site yönetimi
    yönetim
    yönetim

    Erkek Mesaj Sayısı: 334
    Yaş: 43
    Nerden: ısparta
    İş/Hobiler: bilgisayar ve internet
    Kayıt tarihi: 14/02/09

    default Geri: kabamızda var acaba islam da varmı?

    Mesaj tarafından site yönetimi Bir Ptsi Şub. 01, 2010 10:15 pm

    bende konu hakkında görüşlerimi bildirmek isterim.islam örtünmeyi emir ediyor.bu örtünme erkeklerde farlı kadınlar da farklı olmakla beraber setrül avret yani nerelerin örtünmesini islam açıklık getiriyor.ama şekilcilik yok.islam evrensel din olaması hasebiyle coğrafyaya göre değişebilir.önemli olan islamın belirttiği yerleri örtmek buda fıkıh kitaplarında sabit.gelelim kasabamıza.kasabamız da bazı gurupların diyeyim. çünki başka türlü ifade edemem. o insanlar illaki örtünmenin çarşafta karar kılmaları.olabilir kişisel tercihleri diyelim.lakin diyer insanlar nazarın da kötü veya gerici sıfatıyla görülmeleri şahsen benim canımı sıkıyor.oysa islam ilerici dir.dünyaya islam gelmeden önce insanlar cahildi,kız çocuklarını diri diri gömüyorlar dı.islam geldi ve insanlık felaha erdi. islama göre örtünmenin şekli ve şemali yoktur.şahsen ben hiç bir yerde rastlamadım illaki çarşaf örtüneceksiniz diye,tesettürleriniz lütfen bir ifade bicimi değil islamın emrettiği gibi yapalım.sonuç olarak çarşaf dinimiz de olmaz sa olmazlardan değil...buda benim düşüncem..


    ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


    asena

    Kadın Mesaj Sayısı: 20
    Yaş: 26
    Nerden: istanbul
    Kayıt tarihi: 07/01/10

    default Geri: kabamızda var acaba islam da varmı?

    Mesaj tarafından asena Bir Ptsi Şub. 01, 2010 10:36 pm

    sayın süleyman bey,benim başım açık ne yalan söyleyim etrafım ailem hepsi açıklar,hepsi modern insanlar,bende diyorum ki islam da çarşaf varmı?eğer yoksa ne diye bu insanlar çarşafa giriyor anlamıyorum.evet örtünme meselesin de ben kabahatliyim lakin örtünmek için çarşafa girmem mi gerekiyor.

    suleyman
    HİPERAKTİF ÜYELERİMİZ DEN
    HİPERAKTİF ÜYELERİMİZ DEN

    Erkek Mesaj Sayısı: 622
    Yaş: 42
    Nerden: mersin
    Kayıt tarihi: 16/02/09

    default Geri: kabamızda var acaba islam da varmı?

    Mesaj tarafından suleyman Bir Salı Şub. 02, 2010 7:28 am

    Dediğim gibi kimin başı açık kimin başı kapalı benim için bir önemi yok.zira baş örtüsünün dinin gereği olup olmadığı konusunda çeşitli fikirler var.en doğrusu kişinin kendi kararıdır.ancak sorduğunuz sorunun cevabı sanırım alındı.yani çarşaf bir din emri değil o kesin.ancak bir diğer husus başörtüsü.bence konu o şekilde gidecek.benim de görüşüm başörtüsü konusunda yukarıdaki cümlem gibidir.ve fakat ben bir kelimene takıldım ki kabul etmem mümkün değil sevgili Asena.ailemin hepsi başı açık demişsin normaldir olabilir saygı duyulur.ancak birde HEPSİ MODERN İNSANLAR deyimini kullanmışsın ki katılmam mümkün değil.zira baş açmakla modern olunmaz.ben ne başı açık yobazlarlar gördüm bilsen.aksine başörtülü aydın kadında gördüm hayranlık uyandıracak derecede.neyse uzatmayalım.bir konuya daha değinip bitireceğim.örtünmediğin için kendini kabahatli görüyorsan örtün.yok görmüyorsan da suçluyum deme.benim düşüncem budur.selamlar.

    hasan şahin

    Mesaj Sayısı: 35
    Yaş: 28
    Nerden: sav
    Kayıt tarihi: 20/01/10

    default Geri: kabamızda var acaba islam da varmı?

    Mesaj tarafından hasan şahin Bir Perş. Mart 11, 2010 2:36 pm

    arkadaşlar islamda tesettür var fakat asena bacımın dedği ölçülerde var ille çarşaf giyeceksin diye birşey yok.çarşaf takvaya girer takvada islaiyetin emirlerini en ince ayrıntısına kadar yerine getrmektir.tesettürde el yüz görünebilir.saç kulak boyun görünmez bence asena kardeşim sen normal olanı yap dediğim gibi yapmak istersen ille çarşaf giyecen diye bişey yok birde o çarşafı giydinmi hakkını vermek zorundasın yani laf getirtmemek zorundasın.ille kapancan diyede bişey yok.ama kapanmak islamiyetin bir emri inanan kişiler olarak emmri yerine getirirsek iyi olur diye düşünüyorum

    Itri
    HİPERAKTİF ÜYELERİMİZ DEN
    HİPERAKTİF ÜYELERİMİZ DEN

    Mesaj Sayısı: 312
    Yaş: 42
    Nerden: A.B
    Kayıt tarihi: 03/04/09

    default Geri: kabamızda var acaba islam da varmı?

    Mesaj tarafından Itri Bir Cuma Nis. 09, 2010 3:14 pm

    Öncelikle sitemize hoşgeldin Asena kardeş.

    Bu kıyafetten neden rahatsız olduğunu ve sizi kimin ne giydiği neden ilgilendiriyor, anlayamadım.

    Anlatabilirmisiniz?

    rafetsarı
    EN AKTİF ÜYELERİMİZDEN
    EN AKTİF ÜYELERİMİZDEN

    Erkek Mesaj Sayısı: 175
    Yaş: 42
    Nerden: SAV Kasabası ısparta
    Kayıt tarihi: 25/05/10

    default Geri: kabamızda var acaba islam da varmı?

    Mesaj tarafından rafetsarı Bir Ptsi Tem. 26, 2010 2:54 pm

    Alıntı:

    kapanmak örtünmek dinimizin emri ama çarşaf arap kültüründe değil mi bilgilendirirseniz sevinirim

    Çarşaf islami bir emir değil tavsiyedir
    Sahabe eşlerinin çarşaf giydikleri sabittirSiyah ve bol elbise, haram bakışları geri çevirir
    Alıntı:

    Çarşafla mı yoksa manto (pardesü) ile mi tesettür sağlanmış olur?

    Soru

    sitenizde cilbabın bir karşılığınında çarşaf olduğu ve Allah'ın tesettür emrine uymak için giyilen dış örtünün Kur'an-ı Kerîm'deki adı olduğunu okudum "Ey Peygamber! hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle, dışarı çıkarken üstlerine cilbablarını alsınlar Bu, onların tanınmasını ve bundan dolayı incitilmemelerini sağlar" ayeti kerimeye göre mümin hanımların dış kıyafeti çarşafmı olmalıdır? aksi takdirde diğer kıyafetlerle (pardesü, tunik vs) tanınmaktadır
    Cevap

    Değerli Kardeşimiz;


    Bizim anlayabildiğimiz kadarıyla İslâm’da elbisenin ismi ve resmi mühim değildir Mühim olan vasfıdır Yâni, el yüz dışındaki bütün bedeni örtüyor mu, vücut hatlarını belli etmeyecek genişlik ve uzunlukta bedeni kaplıyor mu? Aranan vasıf budur

    Bir elbise böyle ise, yâni eşarp saçın telini dahi göstermiyor, manto vücudun hatlarını dahi gizliyor, kalın çoraplar diz üstlerine kadar çıkıp teni kapatıyorsa farz olan giyim hâsıl olmuştur Siz bunun adına ne derseniz deyin

    İşte bu giyim bir (fetva) gereğidir Yâni mecburi olan kısımdır

    Ayrıca bu giyimin üzerine bir de çarşaf ilâve eden olursa, elbette bu da bir (takvâ) gereğidir, tebrike şayân bir titizliktir Kendini bütünüyle gizlemektir
    Ne var ki (fetva) mecburi, (takvâ) ihtiyarî olduğundan çarşafa herkesi zorlamamız mümkün değildir İlgi duyanlar, gönülden alâka hissedenler tercih eder, istemeyenlere ısrar olunmaz Zira takvâsını zorlamak, bazan fetvasını da kayba sebeb oluyor, başka mahzurlar da tevlid edebiliyor
    Hem fetva gereği olan giyime herkes alâka duyabilir Ama, henüz fetvayı göze alamayanlara takvâyı gösterecek olursak büsbütün zorlanır, iyice alâkasızlığa sebeb olabilir

    Demek ki, geniş bir eşarp, vücud hatlarını belli etmeyecek bolluk ve uzunlukta bir manto, yahut pardesü, kalınca çorap, topukları kapalı ayakkabı, (fetva) gereği olan bir tesettürü temin etmektedir Bunu hemen herkes benimseyip tatbik edebilir Bunun yanında ayrıca çarşafa da alâka duyup ilâve etmek, bir takvâ gereği olduğundan itirazı mümkün olmayan yüce bir fazilettir Ancak ısrarla değil, sevdirmekle, içinden ilgi duymakla hâsıl olacak bir tercihtir bu
    En iyi, iyinin de icrasına mani oluyor bazan O takdirde pişmanlık zuhur ediyor, keşke sadece iyiyi yapsaydık da, en iyiyi sonraya bıraksaydık denebiliyor

    Ayrıca bugün muhafazakâr giyimi sevdirmek zorunda olduğumuz da bir vakıadır Çarşaf gibi nihaî noktaya herkes talip olamaz Ancak güzel bir manto, yahut zarif bir pardesü, geniş ve zarif baş örtüsü, kalın ve sağlam bir çorap, hemen her hanımefendinin dikkatini çekip alâka duymasına sebeb olabilir Giyenler bunun içinde çevrenin baskısına mâruz kalmayacakları gibi, görenlerin de imrenme ve gıbtalarına sebeb olabilir Böylece muhafazakâr giyimin lehte bir örneği verilmiş olunur, aleyhte bir manzara bahismevzu olmaz Nasibi olanların da böyle bir giyim içinde olmanın huzur ve saadet getireceğine aklı keser Tercih ettiği bu fetva gereğinde huzur bulduktan sonra, takvâ gereği düşünülebilir, içinden duyacağı alâkayla tekamül bahismevzu olabilir

    Şurası bir gerçektir ki, bugün kim gibi giyinip, kim gibi yaşayacağını bilemez hale gelmiş mütereddid ve mütehayyirler pek çoktur Onlara güzel örnek olmak, beğenecekleri bir giyim içinde görünmek, İslâm’ın emrini tatbik edebilecekleri hissini vermek çok mühim bir hizmet ve irşadî bir fazilettir Yâni muhafazakâr giyimli bir hanımefendi böyle mütereddid ve mütehayyirlere birer vaiz ve mürşiddirler Sevimli giyimleriyle onlara örnek oluyor, ikaz ve tembihte bulunmuş oluyorlar Nasibi olanlar bu makul ve mantıkî giyimden nasiblerini alır, duymaları gereken alâkayı hissedebilirler Yeter ki muhafazakâr giyimli hanımefendilerimiz örnekliklerini güzelce yapsınlar, giyimi çirkin ve kötü göstermekten uzak bir temizlik ve zarafette bulunsunlar

    Peygamberimizin hadisinden aldığımız şu ölçü tesettürlü hanımlarımıza pek güzel ikaz ve irşadda bulunmaktadır:

    — İyi giyimin örneğini verip yayılmasına sebeb olan hanımlar sebeb olduklarının sevabına lâyık olmaktalar Kötü giyimin örneğini verip yayılmasına sebeb olan hanımlar da kötü giyimin vebaline mâruz kalmaktalar

    Demek ki, asıl mes’ele, iyi giyim örneği verip, sevaba lâyık olmak; kötü giyimin örneğine bürünüp de günaha sebeb olmaktan uzak kalmaktır


    Ahmed Şahin


      Forum Saati Ptsi Mayıs 21, 2012 7:37 am