SANAL ALEM DE. SAV...

kasabamız, sosyal, kültür ve siyaset



Arama sonucunda 16 adet mesaj bulundu

asena

kütüphane - Perş. Ocak 13, 2011 10:10 pm

aslın da güzel bir konu. lakin sav da kimsenin kitap okuyacağını sanmıyorum.hele hele kahvede.bizim kahvehaneler de ancak dedi kodu olur.kimse kitapların yüzüne bile bakmaz diye düşünüyorum.keşke düşündüğünüz gibi olsa.

asena

CUMHURRİYET BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN - Perş. Ekim 28, 2010 11:28 pm

paylaşımların için teşekkürler.ben de buradan.sav kasabası halkının bayramını kutlarım.

asena

değişimler......DOĞUDAN`mı doğuyor....... - Ptsi Eyl. 27, 2010 9:56 pm

şu soruyu o prf sormak isterim acaba kendisi prof olurken ******ün kurmuş olduğu okulların sayasin de prf olmamış mı? bir de o prf acaba ****** kadar vatana memlekete en az ****** kadar ne yapmış.

asena

Ölüm GENÇ- YAŞLI dinlemiyor. - Paz Ağus. 08, 2010 11:56 am

Allah rahmet eylesin kederli ailesine baş sağlığı dilerim..

asena

TEŞEKKÜR YAZILARI... - Perş. Ağus. 05, 2010 9:53 pm

siteye yeni gelen arkadaşlara hoş geldiniz diyerek.aman gözünüzü seveyim birbirmizi kırmadan paylaşım yapalım.forumları geziyorum,bazen öyle yazılarınız oluyor ki, gerçekten üzülüyorum.lütfen bir birimizi kırmıyalım.kaş yapacağız derken göz çıkarmıyalım diyorum.selametle....

asena

ANKET 12 EYLÜLDE OYUNUZUN RENGİ HANGİSİ - Cuma Tem. 16, 2010 10:27 pm

12 eylül darbecileri sevindirilmez.oyum evet çünki muhsin başkan bu yüzden çok acılar çekti.ve yıllar ca hücreler de kaldı.bunun bir intikamı olmalı,evet.oyum evettir

asena

sitemiz de reklam - Perş. Haz. 10, 2010 11:28 pm

bu siteye üye olduğum zaman çok az kişi veya belirli insanlar yazar dı..ama şimdi bakıyorum da değişik üyeler mevcut,ve değişik konular işleniyor.ve bir de şu gözüme çarptı,reklam konusu,ve akabinde reklam gelirlerii hakkın da ki yazı eğer yerini bulursa gerçekten iyi olur.

asena

ESKİ ZAMANLARDAN BİR ANI - Perş. Haz. 10, 2010 11:15 pm

zaman zaman girdiğim site, sav sitesi, istanbuldan merhabalar diyeyim.güzel şeyler oluyor.yeni gelen arkadaşlara hoşgeldiniz diyerek,kırıcı olmadan tartışmlar yapalım diyorum ben.yukarıdaki yazılanları okudum.ancak doğru laflar olabilir.ama birbirimiz incitmeden ,kırmadan ,çünki çok üzülüyorum.bir birimizi kırmayalım diyorum ben...

asena

canlı yayın - Salı Mart 23, 2010 1:55 pm

savı canlı izleyemiyorum.bilen varsa veya bi açıklaması varsa izah edebilirseniz sevinirim.

asena

radyomuz hayırlı olsun - Cuma Şub. 26, 2010 4:48 pm

hayırlı olsun,fakat dinliyemiyorum.sayfa açılmıyor

asena

kabamızda var acaba islam da varmı? - Ptsi Şub. 01, 2010 10:36 pm

sayın süleyman bey,benim başım açık ne yalan söyleyim etrafım ailem hepsi açıklar,hepsi modern insanlar,bende diyorum ki islam da çarşaf varmı?eğer yoksa ne diye bu insanlar çarşafa giriyor anlamıyorum.evet örtünme meselesin de ben kabahatliyim lakin örtünmek için çarşafa girmem mi gerekiyor.

asena

kabamızda var acaba islam da varmı? - Paz Ocak 31, 2010 10:16 pm

konu şu.. çarşaf mesalesi çok dikkatimi ve kafamı karıştırıyor.anlamak istdeğim bazı insanlar veya kasabamız daki bazı insanlar daha doğrusu kadınlar çarşaf giyiyorlar kim oldukları belli değil,çarşıda sokakta görüyorum şahsen ben kendim islamı yakından takip eden veya etmeye çalışan bir insan olarak rahatsız oluyorum.neden mi?acaba diyorum islam bunu bize emir ediyor da ben mi yapmıyorum diye huzursuz oluyorum.anlamak öğrenmek istiyorum.konu hakkında biraz araştırma yaptım.aşağıdaki çarşaf meselesi hakkında söylenen yazılan mısraları sizlerle paylaşmak istedim.konu hakkındaki fikir ve düşüncelerinizi bekliyorum..

Kadınların kıyafet şekli


Yalnız Kur’an diyen yalancılar, “Kadının kapanması gerekmez” diyor. “Kadına çarşaf farzdır” diyenler olduğu gibi, “Çarşaf Hıristiyan rahibe kıyafetidir, giyilmez. Nitekim Abdülhamid Han çarşafı yasaklamıştı” diyenler de vardır. Dinimizdeki hükme bakalım:
Kadınların vücut hatlarının belli olmayacak herhangi bir elbise ile örtünmesi farzdır. İslam dini, kapanmayı emretmiş, ama belli bir örtü şekli bildirmemiştir. (Dürer-ül-mültekıte)

Ahzab suresinde bildirilen cilbab, erkeğin de, kadının da giydiği bir elbise, bir gömlektir. Zevacir ve Berika’daki, (Haya cilbabını [örtüsünü] çıkaranın [aleyhinde] söz etmek gıybet olmaz.) [Beyheki] ve (Cilbabı [gömleği] haram olan erkeğin namazı kabul olmaz.) [Bezzar] mealindeki hadis-i şeriflerde cilbabın bir örtü olduğu açıkça görülmektedir. Cilbabın dış elbise olduğu tefsirlerde de yazılıdır:

Cilbab, hımarın [tülbentin] üstüne örtülen ve göğse kadar inerek gömleğin ceybini [yakasını] boynu örten baş örtüsü. (Ebüssüud tefsiri)

Cilbab, tek parça örtü. (Celaleyn)
Cilbab, göğse kadar inen baş örtüsü. (Ruh-ul-beyan)
Cilbab, milhafedir. (Beydavi)
Cilbab, hımardan büyük örtü veya vücudunu örten dış elbise. (Kurtubi)
Cilbab, bedeni baştan aşağı örten çarşaf, ferace, çar gibi dış giysi. (Elmalılı)
Cilbab, dışa giyilen örtü. (Tibyan, A.Fikri Yavuz ve Hasan Basri Çantay’ın meali)
Cilbab, milhafe, entari veya hımar. (El-Envar) [Milhafe = dış örtü ki buna ferace de denir.]
Cilbab, feracedir. (Ö. Nasuhi Bilmen tefsiri)

Nur suresinde, (Kadınlar, hımarlarını [başörtülerini] yakalarına örtsünler) buyuruluyor. Eğer cilbab çarşaf demek olsaydı, hımar denmezdi.

Fıkıh kitapları cilbabın dış örtü olduğunu bildiriyor. Bir örnek: Hanıma verilmesi vacip olan nafaka, yemek, kisve ve meskendir. Kisve, hımar ve milhafedir. (Bahr-ür raık)

Tefsir, hadis ve fıkıhta cilbab dış örtüdür. Çarşafa bid’at denmez; çünkü âdetteki değişiklik bid’at olmaz. Şalvar ve pantolon da böyledir.

Çarşaf kelimesi, Farsça çader-şepten [gece örtüsü] bozularak Türkçe’ye girmiştir; tesettür için ev dışında giyilen üstlüktür. Tanzimatta hacca giden İranlılardan alınan çarşaf, önceleri bid’at sayılıp pek tutulmamışsa da, 1870’ten sonra yaygınlaştı. Daha sonra II. Abdülhamid Han, 4 Ramazan 1309 (2 Nisan 1892) tarihli bir emirle çarşafı yasakladı. (Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi)

Yaşmak ile ferace giyilirken, 1872’de Subhi Paşanın Suriye valiliğinden dönüşünde ailesi Suriye’den getirdikleri çarşafla görününce, İstanbul’da çarşaf moda oldu. (Musahibzade Celal, Eski İstanbul Yaşayışı)

1889’dan sonra açık feraceli iki paşa kızına birkaç külhanbeyi laf atıp feracelerini yırtınca, bu defa çarşafa rağbet arttı. Bid’at diyenler de giydi. (Sermed Muhtar Alus, Aylık Ansiklopedisi sayı 36)

1913’te yüz binlerce Balkan muhacirleri İstanbul’a Ortodoks kadınlarının giydiği siyah çarşafı ile gelmişti. Zamanla bu da İstanbul’a yayıldı. Hükümetin zaten uğraşacak hâli yoktu, çarşafa mani olamadı. (M. Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimler sözlüğü)

3 Ekim 1883’te Şeyh-ül-islamın teklifi ve padişahın emriyle ferace dışında bir şey giymek yasaklandı. Daha sonra çarşaf da giyildi. O zamanki çarşaflar farklı idi. (Vakit. 4.10.1883)

Sual: (Çarşaf tam tesettürdür) diyorlar. Buna da delil olarak Âişe validemizin giyiminden dem vuruyorlar. Bence çarşaf İslam’ın evrenselliğine aykırı. Sizin bu konudaki fikriniz nedir?
CEVAP
Sence ile, Bence ile, Onca ile din olmaz. Kitaplar ne yazıyor bunu bilmek gerekir. Bizim veya sizin bu konudaki fikirlerimiz dinde hiç ölçü olur mu?
Âişe validemiz bir defa çarşaf giymemiştir. Entari giydikleri, eteklik giydikleri hadis-i şeriflerle sabit. Giymiş olsa bile, bu bir âdettir. Peygamber efendimiz de entari giyerdi. Niye erkeklerimiz entari giymiyor? Peygamber efendimiz deveye binerdi, onlar niye Mercedese biniyorlar. Binmelerinde mahzur yoktur. Bunlar âdettir, giyim de bir âdettir. Dinimiz belli bir şekil bildirmemiştir.

Arap ülkelerinde yaşayanların iklim şartlarına uygun olanı çarşaf olabilir. Fakat kalkıp da kutuplarda yaşayan müslümanlara çarşaf giyeceksin diyemeyiz. Bu iklime uygun olmaz çünkü. Dolayısıyla İslam’ın evrenselliği diye bir şey yoktur bunda.

Sual: Bazıları, "Çarşaf hıristiyan rahibelerinden geldiği için giyilmesi caiz olmaz. Şalvar ve pantolon giymek de bid'attir" diyorlar. Bu hususta dinimizin hükmü nedir?
CEVAP
Kadınların vücut hatlarının [kaba avret yerlerinin şekli ve rengi] belli olmayacak herhangi bir elbise ile örtünmesi farzdır. İslam dini, kapanmayı emretmiş, ama belli bir örtü şekli bildirmemiştir. (Dürer-ül-mültekite)

Peygamber efendimizin ve Eshab-ı kiramın mübarek hanımları, çarşafla örtünmemiştir. Hiçbir kitapta çarşaf giydikleri bildirilmiyor. Milhafe, ferace, fistan, entari giydikleri birçok kitapta bildiriliyor. İmam-ı Rabbani hazretleri de, böyle değişik elbise giydiklerini 313. mektubunda bildiriyor. Bu hususlar, Cami-ur-rumuz ve Hidaye kitabında da bildiriliyor.

Kapanması gereken yerleri örtmek ve yukarıda bildirilen vücut hatlarını belli etmemek şartı ile kadınlar, bulunduğu şehrin âdetine uygun giyinir. Çünkü elbise gibi mubahlarda, şehrin âdetine uymamak tahrimen mekruhtur. Zaruret olmadıkça, haramlarda hiçbir yerin âdetine uyulmaz. (Hadika)

Peygamber efendimiz, ayaklarına kadar uzun gömlek, yani entari giymiştir. Şalvar ve pantolon giymemiştir. Bunları giymek âdette bid'attir. Âdette bid'at olan şeyi yapmak günah değildir. Taksiye, uçağa binmek de âdette bid'attir. Bunları yapmak günah değil dinin emridir. Bunun için âdet olan yerlerde, kâfirlerden gelmiş olsa bile, kadınların çarşaf ve erkeklerin bol pantolon veya şalvar giymeleri caizdir, günah olmaz. Elbisenin şekli ibadet değil, âdettir. Çünkü Peygamber efendimiz, papaz ayakkabısı, Rum elbisesi giymiştir. (Redd-ül muhtar)

Peygamber efendimizin böyle âdet olarak yaptığı şeylere Sünnet-i zevaid denir. Bunları terk etmek günah olmaz. (Hadika)

(Bir kavme benzeyen onlardandır)
hadis-i şerifi, ibadetlerde benzemenin tehlikesini bildirmektedir. Mesela papaz zünnarı ve haç takmak böyledir.

Dikiş makinesi, daktilo, elbise gibi şeyler ise âdettir. Âdetlerde kâfirlere benzemek günah olmaz. Peygamber efendimiz, her zaman belli bir elbise giymezdi. Bazen Rum, bazen Arap elbisesi giyerdi. Kolları dar Rum cübbesi de giymiştir. (Tirmizi)

Herkesin çarşaf giydiği bir yerde, birkaç kadının manto giymesi fitneye sebep olacağından uygun olmadığı gibi, manto giyilmesi âdet olan yerlerde de çarşaf giyilmesi uygun olmaz. Çünkü bir yerde âdet olan şeyler giyilmezse, gösteriş ve şöhret olur, fitneye sebep olur. Hadis-i şerifte (Fitneyi uyandırana lanet olsun) buyuruldu. (Hadika)

Eşarbı manto içine koymak
Sual:
Bir âyette, (Başörtülerini yakalarına örtsünler) denildiğine göre, eşarbı mantonun içine koymanın, bu âyete aykırı olduğu söyleniyor. Başörtüsünün mutlaka göğsü ve omuzları kapatacak şekilde olması şart mı? Mantonun içine konsa mahzuru olur mu?
CEVAP
Şart olan saçları örtmektir. O âyet-i kerimenin meali şöyledir:
([Kadınlar, yabancı erkeklere bakmaktan] sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, [el, yüz gibi] görünen kısmı hariç, ziynetlerini [saç, kulak, boyun, gerdan gibi ziynet takılan yerlerini] göstermesinler, başörtülerini yakalarına kadar [saç, kulak ve gerdanlarını] örtsünler!) [Nur 31]

Demek ki, başı örtmekten maksat, saçları, kulakları ve gerdanı örtmektir. Bu örtünmenin şekli değil, önemli olan örtülmüş olmasıdır. Örtü, dikkati çekecek renk ve şekillerden de, uzak olmalıdır.

Çene altını kapatmak
Sual:
Kadınlar, namaz kılarken çene altlarını da kapatmaları gerekir mi?
CEVAP
Evet, gerekir.

Çarşafın yasaklanması
Sual: II. Abdülhamid han, kadınların çarşaf giymesini niçin yasaklamıştır?
CEVAP
Bu husustaki emrin özeti şöyledir:
Büyük İslâm devletinin ayakta durması, kadın ve erkek bütün Müslümanların her türlü hal ve hareketlerinde dinin hükümlerine uymalarına bağlıdır. Aksi hal, Allah korusun, gerek fertler, gerek devlet için, maddî ve manevî sonsuz zararlara sebep olacağından, İslam kadınlarının Allah’ın emirlerinden olan örtünme usul ve kaidelerine, fevkalade dikkat ve itina etmeleri gerekir. Bu çarşaflar, İslam kadınlarınca örtünmeye asla münasip ve müsait olmadığı gibi, bazı münasebetsiz erkekler tarafından da, kötü maksatlarla giyilebilir. Dindarlık ve maslahat bakımından meydanda olan zararlarından ötürü, gereği uygun bir şekilde anlatılarak, kadınların çarşaf giymelerinin yasaklanması Padişah emri iktizasındandır. (Yıldız Saray-ı Hümâyûnu Başkitâbet Dairesi 5894; 2 Nisan 1892 Hükümdar Başkâtibi)

asena

teyzemde olsa ölüm var - Perş. Ocak 28, 2010 9:47 pm

ölenlere rahmet kalanlara sabır dilerim.başka ne yapabiliz ki

asena

tesadüfen - Salı Ocak 19, 2010 10:09 pm

kasaba vatandaşlarından alihüseyin kızı diyer adı ile ama(yani görme özürlü) alihüseyin kızı, evlatlık verdikleri kişi çoğunuz bilmez ama yinede kendimi tanıtmış olayım.yani kasabamızda çok eskiden ebelik yapmış büyük annem perihan ebe,,, büyük annemin kızı sümerin evlatlığıyım veya evladıyım.yeniler bilmez ama yine kendimi tanıtmış olayım.

asena

tesadüfen - Cuma Ocak 15, 2010 11:27 pm

her kese selam olsun köyümün insanları..zamanı gelince paylaşacağım.hoş bulduk derim.kendinize iyi bakınız.

asena

tesadüfen - Perş. Ocak 07, 2010 10:01 pm

kasabamız adını googleye yazınca birden çok sav kasabası linki çıktı.bir taneside bu adres olup, tıklayınca bu site çıktı.tesadüfen olan bir hadise,kasabamız adına hayırlı olsun dileklerimle.tüm kasaba hemşerilerime selam ve saygılar.


Sayfa başına dön


Forum Saati Ptsi Mayıs 21, 2012 6:59 am